> bir kültür endüstrisi aracı olarak sinema: bir sanat dalı mı mekanik bir üretim biçimi mi?
Sinema, ister sanat olsun ister mekanik bir üretim; reklamlardan seyircilere, toplumdan bireye, teknolojiden sanata, gündelik hayatın hemen her alanını kapsayan kültür endüstrisinin önemli bir aracıdır.

> teknik sonuçlar estetik nedenler ses ve sinema
Sesin eklenmesi sessizliğin de kendi başına dramatik bir öge olarak ele alınabilmesini sağlamıştır… Konuşmaların ve doğal seslerin kullanımı sayesinde, sinema gerçeğe daha çok yaklaşmıştır. Çünkü bu ögeler günlük yaşayışımızın ayrılmaz birer parçasıdır.

> siyasal iktidarın ekonomi politiği
Yüzyılın başına göre hemen her alanda olduğu gibi ekonomik iktidar ile siyasi iktidar arasındaki ilişkilerde önemli değişmeler yaşandı. Önceleri ekonomik iktidarı elinde tutanlar siyasi iktidara sahip olurken günümüzde bu süreç tersine döndü. Toplumda siyasal iktidarı ellerinde bulunduranların ya da iktidarı denetleyenlerin ekonomik iktidara da sahip oldukları görüldü.

> finansallaşma ve iktidar
Neoliberalizm ile birlikte devletler, girişimcilik ile ilgili birtakım özgürlüklerin sağlanması ve serbest ticaretin gerçekleşmesi için kurumsal çerçeveyi oluşturmuştur. Ancak, bu kurumsal çerçeve, insanların refahına yönelik oluşturulmaya çalışılsa da kapitalizmin sermaye ile ilişkisinin yoğunlaşmasıyla bu çerçeveler uluslararasılaşma çerçevesinde finansallaşmayı tetiklemekte ve bireylerin gelirlerinin, finansal sisteme, borçlanmaları karşılığında dâhil edilmesine neden olmaktadır.

> takdim yerine / habbeden kubbeye şiddet
Şiddet, en küçükten en büyüğe, hangi sosyal sistemi tahlil etmeye girişirseniz girişin, yüz yüze geleceğiniz temel unsurlar arasında yer alıyor. Bu cesamette bir varlık alanının parçası olabilmek ise, ancak farklı tipolojilere konu edinilebilecek bir iç çeşitliliğe sahip olabilmekle mümkün.

> selefilik: şiddete çağrı
Sünniliği tasfiye ederek onun tahtına oturmayı başarmış olan Hanbeli-Vehhabi mezheplerine dayanan, ister devrimci olsun ister olmasın, Selefilik radikal ve cihatçı örgütler için ideolojik bir meşruiyet ve taban sağlamaktadır.



> aziz sancar “bilim her türlü baskıdan uzaklık ister”
"Her şeyden önce çocuklarımıza bilim kültürünü ve çalışmadan başarılı olunamayacağını aşılamamız gerekiyor. Ne kadar zeki ve kabiliyetli olursanız olun, çalışmadan kendinize, ailenize, memleketinize ve insanlığa katkı sağlayamazsınız."

> takdim yerine / üniversiteyi yeniden düşünmek
Üniversite, ihtiva ettiği anlam ve gördüğü işlevler bakımından, bugünün Türkiye’sinde artık toplumun yalnızca dar bir kesimiyle bağlantılı bir yapı olmaktan çıkmış; bilakis neredeyse toplumda temas etmediği hiçbir kısım kalmamıştır.